Arşivler unutmaz…
Aslında çkp beyaz kitapçıklarındaki “Uygurların Türk olmadığı” veya Doğu Türkistan’ın asli sahiplerinin “Türkler/Uygurlar olmadığı” safsatasına, bu metinleri yazan Çinli uzmanların kendileri bile inanmazlar. Bu tür saray uzmanlarının en önemlileri ile Pekin’de aynı fakültede çalıştım.
Onlar “yalanı kırk kere tekrar et gerçek olur” inancını korurlar.
Asıl önemli olan, Çin’i ve Çinliyi Türk aklıyla bilen, tanıyan, yazan ve anlatan bilgelerimizin ne dediğidir.
Mao’nun da belirttiği gibi, Çinliler yekpare ve homojen bir halk değildir. Çinlilik, çevresindeki farklı halkları kendi bünyesinde eriten; sürekli ötekini yaratan, onu kendi içinde erittikten sonra bile ona güvenmeyen bir olgudur. Bu anlayış, @MehmetAkifOkur hocamızın aşağıda paylaştığı arşiv bölgesindeki Doğu Türkistan Cumhuriyeti’nin ortadan kaldırılması sürecinde aktif rol oynayan Seyfettin’e Mao’nun bakışında da görülür. Seyfettin’in ÇKP iktidarına biat ederek Doğu Türkistan’ı adeta tepside sunması, onun öteki olmaktan kurtulmasına yetmez. Çünkü Mao, Seyfettin’in kökenini ve gerçek kimliğini unutmaz; onu kendi safına çekse bile ona hiçbir zaman bütünüyle güvenmez. Nitekim de öyle oldu, ölene kadar Pekin’de nezarette kaldı ve öldüğünde sanırım cenaze namazı dahi kılınmadan gömüldü.